TIBBİ CİHAZ SEKTÖRÜNÜN GELECEĞİ

17. yüzyılda termometrenin keşfi ile ortaya çıkan tıbbi cihazlar, 1903 yılında ilk elektrokardiyograf cihazının geliştirilmesiyle yeni bir çağa geçmiş, yıllar içerisinde ileri cerrahi teknikleri, tıbbi görüntüleme sistemleri, akıllı cihazlar ve ameliyat robotları ile devam etmiştir. İkinci Dünya Savaşının ardından özellikle 1960’lı yıllardan itibaren mühendislik alanında yaşanan gelişmeler, tıbbi cihazların teknolojik gelişiminde çok etkili olmuştur. AR-GE faaliyetlerine en çok yatırım yapan sektörlerden biri olan tıbbi cihaz sektörü, teknolojik gelişmelerin yüksek hızıyla parallel olarak geçmişten bugüne çok dinamik bir gelişim göstermiştir [1].

Tıbbi cihaz sektörünün geleceği, bu raporda Teknolojik Gelişmeler ve İnovasyon ve Değer Bazlı Sağlık Teknolojisi Değerlendirme ve Satın Alma Süreçleri kapsamlarında ele alınacaktır.

 

Teknolojik Gelişmeler ve İnovasyon

Senelik ortalama %5.2 büyüyerek 2030’da 800 milyar $’a [2] ulaşacağı tahmin edilen tıbbi cihaz sektörünün geleceği, yenilikçi cerrahi müdahaleler, hasta takibi ve tanı ve görüntüleme olarak 3 ana başlık altında incelenebilir.

Yenilikçi cerrahi müdahaleler:

Cerrahi alandaki öncü gelişmelerden biri olan cerrahi robotların kullanılmasıyla, enfeksiyon riski, ağrı, ameliyat süresi, iyileşme süresi ve ameliyat sonrası komplikasyonlar gibi çıktılarda iyileşme elde edilecek ve minimal invaziv cerrahinin gelişimi mümkün kılınacaktır. Bir diğer yenilikçi teknoloji olan üç boyutlu yazıcılar ile hastaya özel yüz implantları üretiliyor olup; böbrek, karaciğer gibi bir çok hayati organın nakli donore ihtiyaç olmasızın gerçekleşmesi ve hücre kabul etmeme ihtimalinin ortadan kalkması amaçlanmaktadır. Böylece, robotlar, sanal gerçeklik ve ameliyat simülatörleri hastanelerin ayrılmaz bir parçası olacaktır [2,3].

Hasta takibi:

Nesnelerin interneti ve giyilebilir teknolojiler hasta takibindeki gelişmelerde ana trendi oluşturmaktadır. 2017 yılında büyüklüğü 5.5 milyar $ olan giyilebilir teknoloji pazarının, senelik ortalama %18.5 büyüyerek 2023 yılında 14.6 milyar $‘a ulaşması beklenmektedir [4]. Özellikle önleme ve iyileştirme amaçlı tedavide, birbiriyle konuşan bu teknolojiler hekimlere hastanın duruma ile geri bildirimler sağlayacaktır.

  • Pazardaki bu denli hızlı gelişime paralel olarak, hasta bakım ve tedavisi hastaneden ev ortamına kayacaktır.
  • Glikoz seviyesi, kan basıncı, kardiyolojik ölçüler, solunum oranı, vücut sıcaklığı gibi birçok parametreyi giyilebilir teknolojiler sağlayacaktır.
  • Kronik hastalar için ise takip oldukça kritik olup, diyabet hastalarının şeker ölçümlerinde, hastalık yönetiminde ve yine bir çok farklı hastalıkta fiziksel aktivite, ilaç kullanımı gibi hastaya ait veriler bu teknolojiler ile takip edilebilecektir.
  • Diz ameliyatı sonrası bir hastanın ameliyat sonrası akıllı ayakkabılar gibi teknolojiler ile hastanın basınç, adım ritmi, yaşanılan dengesizlik ve topallama gibi noktalarda değişimleri hastaneye gelmeksizin takibi sağlanacak ve böylece hastaların hastaneye gelme sıklığında düşüş elde edilecektir.
  • Akıllı haplar, duyma cihazları, kontak lensler ve biyolojik sensörler de akıllı cihazlar alanındaki teknolojik gelişmelere örnektir [2,5].

Tanı ve görüntüleme:

Görüntüleme, hastalıkların erken teşhisinde çok önemli bir yer tutmaktadır. Modern tıbbın gelişiminde, cerrahlar hasta vücudunu görmede görülebilir ışık spektrumuna bağlı iken, tümör aktivitesi gibi biyolojik süreçler çoğunlukla insanın görsel teşhisiyle saptanılamamaktadır. Tanı ve görüntüleme, DNA ve yapay zekadaki ilerlemeler ile gelişim göstermektedir. DNA nanorobotları, yapay zeka diagnostik ve minyatür retina tarayıcıları bu alandaki teknolojik gelişmeleri oluşturmaktadır. Teknolojik gelişmeler ışığında, görütünleme alanında gerçeğe yakın anatomik görüntüler elde edilmesi ve yazılımların örneğin bir beyin tümörü için hekimin çok uzun sürede koyduğu bir teşhisi çok kısa sürede sağlaması beklenmektedir [2,3].

 

Değer Bazlı Sağlık Teknolojisi Değerlendirme ve Satın Alma Süreçleri

Teknolojik gelişmeler, klinik verilerin ve hasta çıktılarının tıbbi cihaz sektöründe kullanımının yaygınlaşacağını ve cihaz gelişiminin veri bazlı şekilleneceğini göstermektedir. Değer odaklı hizmetlerin artmasıyla, hastanın sağlık kurumlarına yaptığı ziyaret, operasyon ve test sayısı yerine hasta çıktılarındaki değişim ana parametreler olacaktır. Günümüzde mevcut satın alma ve süreçleri, tıbbi cihazların sağladığı değeri tüm yönleriyle ölçecek, hasta verilerinin hasta yararına dönüştürülmesini sağlayacak kanıt bazlı bir değerlendirme sürecine tam olarak dönüşememiştir. Satın alma ve sağlık teknolojisi süreçlerinde, tıbbi cihazların sadece fiyatına odaklanmak yerine tıbbi cihazların hem yaşam döngüsü maliyetlerine hem de sağlık çıktılarına etkilerinin değerlendirmesi, tıbbi cihazların değer bazlı değerlendirilmesi yönünde çok önemli ve olumlu bir değişim süreci olacaktır. Mevcutta kullanılan değerlendirme yöntemlerinin geliştirilmesi, değerlendirme yöntemlerine ilişkin bilgi eksikliğinin giderilmesi ve çıkan sonuçlara uygun geri ödeme kararlarının verilebilmesi bu değişimi sağlayacak olan etkenlerdir. Bu dönüşümü sağlayabilmek için tıbbi cihazların gerçek değerinin saptanmasında kullanılabilecek çeşitli inovatif değerlendirme metod ve yaklaşımların (Örn. Medtech Europe değer bazlı satın alma metodu, çok kriterli karar analizi metodu) kullanılacağı öngörülmektedir [5,6,7,8].

Ülkemizde, SGK’nın tıbbi cihazlar ile ilgili geri ödeme kararlarının verilmesine ilişkin olarak teknolojilerin etkililiğini değerlendirdiği A-B grubu başvuru süreçlerinin uzunluğu, ömrü ortalama 2 yıl olan yeni teknolojilere hastaların erişiminin önündeki en büyük engellerden biridir. Teknolojilerin geri ödemeye alınıp alınmamasına ilişkin verilen kararlarda kullanılan ekonomik değerlendirme yöntemlerine (örn. maliyet etkililik analizi) ilişkin tanımlanan herhangi bir eşik değer de bulunmamaktadır.

Diğer bir önemli nokta ise tıbbi cihazlara ilişkin SUT fiyatlarının oldukça düşük olmasıdır. Geri ödeme kararlarında değer bazlı metod ve yaklaşımların göz önüne alınması, alternative geri ödeme yöntemleri gibi var olan uygulamarın tıbbi cihazda da uygulanması, hem devlet bütçesinin doğru ve etkin kullanılmasında hem de hastaların yeni teknolojilere erişiminde önemli rol oynayacaktır.

 

Kaynakça

[1] Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV). 2013. Dünyada ve Türkiye’de tıbbi cihaz sektörü ve strateji önerisi.

http://www.seis.org.tr/docs/daha-cok-uretmeliyiz/tibbi-cihaz-sektoru-strateji-onerisi.pdf

[2] KMPG International. (2018). Medical devices 2030.

https://assets.kpmg.com/content/dam/kpmg/xx/pdf/2017/12/medical-devices-2030.pdf

[3] Forbes Türkiye 100. Yıl Sayısı. (2017). Sağlık: Ölümsüzlüğün Peşinde.

[4] Reuters. (2018). Wearable medical devices market expected to grow at CAGR of 18.5% from 2018-2023.

https://www.reuters.com/brandfeatures/venture-capital/article?id=32533

[5] Deloitte University Press. (2015). Devices and diseases: How the IoT is transforming medtech.

https://www2.deloitte.com/tr/tr/pages/life-sciences-and-healthcare/articles/internet-of-things-iot-in-medical-devices-industry.html

[6] A.T. Kearney. (2014). Medical devices: Equipped for the future.

https://www.atkearney.com/documents/10192/5227116/Medical+Devices+-+Equipped+for+the+Future.pdf

[7] MedTech Europe. (2016). MEAT and value-based procurement: Driving value-based healthcare in Europe.

http://www.medtecheurope.org/sites/default/files/resource_items/files/Value%20based%20procurement%20report_0.pdf

[8] Devlin, N. ve Sussex, J. (2011). Incorporating Multiple Criteria in HTA: Methods and Processes. London: Office of Health Economics (OHE).